ZAMANA MI YENİK DÜŞTÜN... KADERİNE Mİ TERK EDİLDİN..?

Şimdiki nesil belki pek bilmez ama, Edirnespor'un kurulduğu yıl olan 1966 yılıyla olmasa bile bir kaç yıl sonrasına denk gelen bir yaşa sahip...
Neden bahsettiğimi merak eder gibisiniz.. Hemen söylüyorum... Edirne'mizin meşhur Balıkpazarı caddesi diye anılan yerden ve elli metre kadar aşağıya inince sol tarafta tüm heybetiyle duran Edirnespor lokali veya Edirnespor kulüp binası. 
Burası Edirne'deki sporun kalbinin attığı yer, tüm spor severlerin buluşma noktasıydı. Kimilerine göre de, birimiz birilerine görüşmek üzere randevu vereceği zaman, "Edirnespor'da buluşuruz" dendiğinde adresin belli olduğu yerdi. 
Hafta sonları Edirnespor maçı ve tüm liglerdeki maçlar oynanıp bittiğinde, hafta başı yani Pazartesi günü, daha sabahtan burası dolmaya başlar ve sabah kahveleri içilirken maçların ve özellikle de Edirnespor'un maç kritikleri yapılırdı. 
Bazıları ise iki üç simit kapıp çayıyla birlikte sabah kahvaltılarını bile, burada yapardı. Hemen yan tarafı ağaç gölgesi altında güzel bir bahçeye sahip. 
Binanın alt katı lokal niteliğinde, üst katı ise kulüp müdüriyeti idi. Namı diğer (şişko ismet) diye anılan İsmet Abimiz vardı. Kendisi kulüp müdürü idi, o zamanlar öyle bir statüsü vardı. İsmet abimiz 7/24 hep oradaydı. Allah kendisine gani gani rahmet eylesin. 
Edirnespor'umuzun ihtiyaçları olsun, transferleri olsun, hep orada görüşülürdü. Hatta deplasman müsabakalarına gidilirken bile oradan hareket edilirdi. 
Kimler, sarı kırmızılı formaya imza atmadı ki bu binada (Karaliç, Smail, Semih Yuvakuran) aklıma gelen ilk isimler. 
Önemli galibiyetlerde olsun yaşanan şampiyonluklarda olsun Edirne Belediyemizin meşhur bandosuyla hemen bu kulüp binasının önünde toplanılırdı. Bandonun başındaki isim Maestro Bahattin abimizdi. 
Tüm taraftarı çılgınca coştururdu. Allah ona  da rahmet eylesin. 
Velhasıl uzun lafın kısası, yolum oraya düştü, bir işim vardı tam da sözünü ettiğim Edirnespor Kulüp binasının önü.

 
Bir ara gözüm binaya ve bahçesine takıldı, film şeridi gibi geçiverdi o günler, ne de güzeldi diye düşümdüm bir ara, ve ardından binaya baktım. 
Aman Allahım dedim! Bu nasıl olur...! 
Boyasız, sıvası dökülmüş neredeyse yıkılacak sanki.
Sonra yukarıya doğru kaldırdım başımı ama hala Edirnespor yazan sarı kırmızılı tabela  orada.
Bu işte bir terslik var diye düşündüm, hemen içeri girdim. 
Çay ocağında bir kişi onu dışında bir de bir kaç kişi vardı.
 Soramadan edemedim. "Burası hala Edirnespor'un kulüp binası mı diye?"... 
İlk başta kem küm sözler çıktı. En son kulüp üst katı da boşaltmış ve terk etmiş gitmiş. Anlaşılan o ki burasının, O eski cazibesinden  hiç bir eser kalmamış ve anılardaki yerini almış. 
Bu yer mülkiyeti Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne, kullanım hakkı Edirne Belediyesine ait diye biliyorum. Sanırım şu an Edirne Belediyesi  belli bir miktarda da kira geliri elde ediyor. 
Hal böyle ise o şanlı Edirnespor' umuzun tabelası hala niye orada asılı. 
Yok.. Öyle değil ise bu binanın içler acısı halini hiç mi gören bir yetkili yok. 
Onsekiz yıl aradan sonra tekrardan profesyonel lige yükselen ve şimdiki adı Edirne Belediyesi PAŞ Edirnespor olan takımımızın, takdir ettiğim değerli Başkanı Savaş ÜNER bey sizlerin de mi dikkatini çekmedi? 
Edirne Belediye Başkanımız Sayın Recep GÜRKAN, Belediye'nin uhdesinde olan bu bina konusundaki sizlerin düşüncesi ne olacaktır, bina ile ilgili acaba başka bir projeniz olabilir mi..? 
Şayet hiç bir yetkilinin bir proje ve düşüncesi yoksa Edirnespor tabelasının hala orada işi ne..? Amaç nostaljiyi yaşatmaksa lütfen binanın gerekli bakımlarının yapılması gerekmez mi...? 
Çünkü burada bir tarih yatıyor ve yaşıyor.. Kaderine terk etmekle olmuyor... 
Bekleyip görelim.. Sahip çıkmak nasıl oluyor... 

Kalın Sağlıcakla.....

YORUM EKLE