banner11

İmamoğlu'ndan sert sözler

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı seçildikten sonra Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) iptal kararıyla mazbatası geri alınan CHP'nin adayı Ekrem İmamoğlu, 'Garip bir durum var. Ben bu kentin seçilmiş belediye başkanıyım kardeşim. Şu anda da İstanbul valisi sürece atanmış olarak vekillik yapıyor. Açıklama yapılıyor rakibimiz tarafından, bu da şaşırtıcı. Doğalgaza yüzde 10 indirim yaptık. Ya sen kimsin? Siz hangi sıfatla indirim yaptığınızı ifade ediyorsunuz? Açıklayacaksa vali açıklasın. Ben geldim, bir eksiklik gördüm, yüzde 10 indirim yaptım' desin anlarım. Komik tarafı var yazın ortasında İGDAŞ indirimi yapılıyor. Hiç kimsenin evinde doğalgaz yakılmıyor'dedi.

İmamoğlu'ndan sert sözler

İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Maltepe’de bir otelde Sivaslı İş İnsanları ve Sanayicilerle buluştu. Toplantıya İstanbul’un eski Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen ve eski Başbakan yardımcısı Abdullatif Şener de katıldı.

“İSTANBULLU OLMA KONUSUNDA SORUNUMUZ VAR”

Hemşehri derneklerinin siyaset üstü olması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, ”Bir hemşehri derneği, memleketinin kültürüne hizmet etmeli ve kültürünü yaşatmalı. Bu prensipler doğrultusunda yol almalı. İstanbul’un bir varoluş biçimi var. İstanbul’da, Türkiye’nin muhtelif yerlerinden gelip hayata umutla bağlanmak istedikleri bu kentte bir araya gelip, bir şehir var ettiği bir ortamdayız. Hemşehriliklerini en derinden yaşamaya çalışan insanların, İstanbullu olmayı da en üst seviyede çözme noktasında çaba gösteren insanlar olmalı diye düşünüyorum. Bizim, İstanbullu olma konusunda sorunumuz var. Bunu aştığımız taktirde, buradaki renkliliği hepimizin zenginliği haline getirdiğimiz taktirde İstanbul’un kitlesel anlamda en önemli sorunlarından birini aşmış oluruz” diye konuştu.

“BU SEÇİM NORMAL BİR SEÇİM DEĞİL”

”İstanbul’da 23 Haziran’da bir seçim yaşayacağız” diyen İmamoğlu, ”Bu seçim normal bir seçim değildir. Bu seçim, yapılmış bir seçimin, hatta sonucu belli olmuş bir seçimin ne yazık ki hukuka aykırı bir şekilde, 16 milyon insanın iradesini gasp ederek, bir hukuksuzluğa sebep olarak bir seçimin yenilenmesidir. Sanki bu seçim, en adil koşullarda, en özgür koşullarda, demokrasinin bir parçasıymış gibi yapıldığı izlenimi ortaya koyanlara, ben buradan ‘1 dakika’ diyorum. Bu seçim, Türkiye’nin demokrasi yolculuğuna uğratılan o haksız müdahaleyi tekrar düzeltme seçimidir. 23 Haziran, 31 Mart’ta kazanılmış ve sonucu belli olmuş bir seçimin, yenilenen haline vatandaşın bu yönüyle iradesini koyduğu bir seçim olacaktır. Yeniden İBB Başkanı seçilecek, aynı zamanda da demokrasi mücadelesine İstanbul halkı katkı sunarak, bir avuç insanın demokrasi sürecine zarar vermesine engel olacaktır” şeklinde konuştu.

“GÖREVE BAŞLADIKTAN SONRA HİZMET YARIŞI YAPACAĞIZ”

Sivas’ın Cumhuriyet’in kuruluşundaki önemine dikkat çeken İmamoğlu, ”Sivas Kongresi, bir ülkenin varoluş biçimini tanımlıyor. ‘Tam bağımsız Türkiye’ diyor.
Milletin iradesinin kayıtsız şartsız varlığını tescil eden bir kongre. Böyle bir kentin insanları elbette daha hassas davranacak ve sürece en seviyede katkı sunacaktır. Sivas’a, İmranlı Belediye Başkanı’yla beraber gittim 2 yıl kadar önce. Büyük onur duydum. Kıştı. Atatürk’e çok ilgili bir insan olarak, Sivas’ın ıskaladığım bir tarafını belirtmek isterim. Mustafa Kemal Atatürk’ün 108 gününü orada geçirdiğini çok da analiz edebilmiş değildim. Bu 108 günü orada hissedince, Sivas’ın bu özelliğinin biraz daha öne çıkması gerektiğini hissettim. İstanbul’a döner dönmez arkadaşlarımdan bu konuda araştırma yapmalarını istedim. ‘Sivas’ta 108 Gün’ adlı bir eser çalıştık. 108 günün her gününü tek tek anlatan film tadında bir çalışma oldu.

İstanbul, Türkiye’nin motor gücü. Türkiye’de işler iyi gitmiyorsa, İstanbul’da da sorun var demektir. Bugün Türkiye’nin ana gündemleri var. Komşularla olan süreç, ekonomik sıkıntılar, terörle olan mücadelemiz… Bütün bunlar Türkiye’nin ana meseleleri. Geçen yıl seçilmiş bir hükümet var. Cumhurbaşkanı var. Yeni sistemle atadığı kabinesi var. Biz, diler ve isteriz ki, bu kadar yoğun süreç yaşanırken, siz işinize bakın. Burada da yerel seçim süreci yürüsün. Israrla bunun karşısında duruldu. Bugün geldiğimiz noktada, aslında bir nebze haklı çıktığıma seviniyorum. Hukuki süreci bir kenara koyarsak, gördüğümüz kadarıyla bir kısım ülke iradesini elinde tutan insanlar, anlıyorum ki İstanbul yerel seçim süreciyle pek ilgilenmeyecekler. 31 Mart öncesi çağrımın bunda bir nebze katkısı varsa, mutlu olurum. 23 Haziran’da Allah’ın izniyle göreve başladıktan sonra, yine hizmet yarışı yapacağız.” şeklinde konuştu.

“ŞU SALONDAN BİLE ÜLKEYİ YÖNETECEK KADRO ÇIKAR”

31 Mart öncesinde Cumhur İttifakı’nın ‘beka’ sorunu olduğunu söylediklerini şimdi ise beka sorunu olmadıklarını kendilerinin anlattıklarını öne süren İmamoğlu, ” ‘Tek siyasi kadro bizde var, başka kimsede yok’ diyen kibirli anlayışa karşı, şunu söylüyorum: Şu salondan bile ülkeyi yönetecek kadro çıkar. Kendi insanına güvenmeyen kibirli anlayış, o ülkenin insanlarını yönetemez. Ancak kendine ve yakın çevresine hizmet eder. İstanbul’da yaşanan süreç tam da böyle bir süreçtir. ‘Dur’ demek istediğimiz süreç de tam olarak budur. İBB’yi halka açık hale getiren, şeffaf bir biçimde milletin huzuruna getiren yeni bir yönetim dönemi ve anlayışı. Şu an İBB, partizanlık duygularının içine gömülmüş hatta yakın akraba ve eş, dost ilişkisiyle yönetilir hale gelmiştir. Bizim derdimiz, o bir avuç insanla. Biz, bu şehrin nimetlerini bir avuç insanla değil, 16 milyon insanla paylaşmaya geliyoruz’ dedi.

‘YA SEN KİMSİN? SİZ HANGİ SIFATLA İNDİRİM YAPTIĞINIZI İFADE EDİYORSUNUZ?’

İmamoğlu, “31 Mart öncesi açıkladığımız tüm söylemlerimiz kopya ediliyor. Kelimesi kelimesine kopya ediliyor. Bu, beni üzmüyor, sevindiriyor. Çünkü söylediğimiz şeyler İstanbul’un gerçek sorunları. Beni şaşırtan, açıklamalar. 2004’ten itibaren İstanbul’u yöneten kişilersiniz. ‘Baktık, inceledik, 800 mahallede hiç kreş yok’ diyorlar. Bulmuşlar. ‘Gelir gelmez yapacağız’ diyorlar. Neredeydiniz, nereye geliyorsunuz? Yöneten irade vaatte bulunmaz, yapar. Biz, 18 günde çatır çatır yaptık. Önceliğimiz sosyal politikalar olacak. Ben, 31 Mart öncesi vaatte bulunduk. Geldik, 18 günde çatır çatır yaptık kardeşim. Önceliğimizi sosyal politikalara verdik. Bu kentin seçilmiş belediye başkanıyım. Şu anda Vali Bey, atanmış olarak vekalet ediyor. Rakibimiz açıklama yapıyor, ‘Doğalgaza yüzde 10 indirim yaptık’ diyor. Ya sen kimsin? Hangi sıfatla indirim yapıyorsun? Eğer yapılmışsa Vali Bey açıklasın, anlarım. Komik tarafı da yazın ortasında İGDAŞ indirimi yapılıyor. Bütün bu trajikomik durumlar ve kopyalamalar beni rahatsız etmiyor. Halkını unutmuş insanlara, vatandaşı hatırlattık. Pazarlara girme, esnafla buluşma çabası var. Bu millet bizden samimiyet, partiler üstü bir tavır, içtenlik istiyor. ‘Benim malımı koru’ diyor. Kimse şirketine patron seçilmeyecek.” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER