"Aday olmayacağım"

Edirne Barosu Başkanı Av. Alper Pınar, yeni dönemde aday olmayacağını belirterek," Edirne Barosuna yeni dönemde başkan adayı olmamaya karar verdim. Bu açıklamayı şu an yapma sebebim de baromu kaosa sokmamak, şu an adaylık düşünmeyen, bırakmamdan dolayı aday olmayı düşünecek meslektaşlarıma yeterli zamanı bırakmaktır." dedi.

"Aday olmayacağım"

Edirne Barosu Başkanı Avukat Alper Pınar, yaptığı açıklama ile 2 ay sonra yapılacak olan seçimlerde aday olmayacağını belirtti. uzun bir açıklama yapan ve neden aday olmayacağını belirten Av. Pınar, "Bu açıklamayı yaptığım an itibarıyla, Edirne Barosu Başkanlığına aday meslektaşım bulunmamaktadır. Bu nedenle genel kurula iki ay kala bu açıklamayı adaysız bir ortamda yapmayı daha anlamlı buluyorum.

Değerli kamuoyu, değerli meslektaşlarım; dünya değişmiştir. Bu çok açıktır. Yeni dinamiklerin geliştiği, siber vatanın, yapay zekânın, gezegenler arası seyahatin konuşulduğu bir bakıma da yaşandığı bir ortamda hukukun da bundan etkilenmemesi mümkün değildir. Bu anlamda, hukukçu olanların daha farklı bir perspektifle dünyaya bakması ve de yeni üretimler yapması gerekiyordu. Değişen dünyada, kısır tartışmaların içinde yer almaktan öte bir şeyler yapmak zorunda idik, bunun da tek yolu, üretmek, geleceğe hesapsız bakmak, çalışmak, yeni şeyler katmak idi.

Gündemimizin, dünyamızın, kısır dedikoduların çok ötesinde olduğunu uzun zaman önce kavradım. Konumlandırmamızı buna göre yapmamız gerektiğini fark ettim. Hukuki ve mesleki bakış açılarımızı da buna göre geliştirmek durumunda olduğumuzu, üretim ve gelecek planlaması yapmamız gerektiğini, okumak ve araştırmak zorunda olduğumuzu tahlil ettim. Diyaloğun önemini, bizden çok daha bilgili, vizyonlu insanları bulup konuşmak ve yararlanmak zorunda olduğumuzu, kendini geliştirmeyen, yenidünya düzenine ayak uyduramayanların, yok olmasalar da geride kalmaya mahkûm olduklarını tespit ettim.

Hukuk ve adaletin, insanoğlunun içinde var olan insani duygulardan bağımsız olmadığı açıktır. Bu noktada halkımızın beklentisi, kendisini de anlayan bir hukuk düzeni ve de bu düzenin yaşadığı kurumlardır. Tarihsel süreç içerisinde adaletin ve yargının evrim süreci sonunda, halkın adalet arayışında empati kültürünün yok olması, vatandaşı anlamak noktasında ki umarsızlık, kurumları da halktan uzaklaştırmıştır. Oysa ki yapmamız gereken, halkımızı, vatandaşı anlamak noktasında empati yapmak, sorunları ile öz olarak ilgilenmek, gerçekten bir adalet yakarışı içinde olduklarını hissetmekti. Kendi içinde yaşadığımız fanus bize gerçekleri göstermez, örneğin hayatı boyunca adliye kapısından girmemiş bir insan için adliye, bizim için, işinizi, gücünüzü zorunluluk nedeni ile terk edip hastane odalarında tedavi görmek durumunda kaldığımız zaman yaşadığımız psikoloji ile aynıdır. Bizim için sıradan bir konu, sorununu çözmeye çalıştığımız insan için hayati önem arz edebilir. Bu konuların iyi irdelenmesi, tahlil edilmesi gerekir.

Devir, üretme, farkında olma, araştırma, gelişmelere ayak uydurma ve saat gözetmeksizin çalışma, elde edilen kazanımları devam ettirme, halkı anlama, onlara doğru mesajlar verme ve de örnek olma devridir. Sayı ve meslektaş sorunlarının git gide artmakta olduğu bir ortamda esasen mesleğe yeni katılan meslektaşlarımıza bu bilinci de sunmak ve de vermek işin özü idi.

Bu nedenle şahsım için Edirne Baro Başkanlığına aday olmak, baro binasının duvarına resmimin asılıp o duvara çentik atmanın çok ötesinde bir anlayışın ürünü idi. Yoksa bir avukat olarak pekâlâ içinde bulunduğum hayata devam edebilir, görmezden gelebilirdim. Ancak bizler, sorumlu insanlarız, insan olarak önce Allah’a, sonra ailemize, devletimize ve de mesleğimize sorumlu insanlarız.. Bu baronun bir ferdi olarak baroma olan sorumluluğumu yerine getirmek zorunda idim. Yukarıda ki tespitlere göre çalışmak, meslektaşlarımızın gerek mesleki gerek özel hayatındaki tüm sorunlarını çözmeye yönelik yaklaşımlara odaklanmak, aynı zamanda halkla bütünleşmek üzere çalışmak zorunda idik.

Düşünce yapım sadece bununla sınırlı değildi. Esasen, barolar birliği ve de tüm barolar içinde de bu düşünce yapısını hissettirmek, üretmek, farkındalık yaratmak, Edirne Barosu bir şey söylüyor dinleyelim dedirtmek ve de esasen tüm meslek camiasına faydalı hizmetlerin peşinde koşmaktı.

Seçim bildirgemde de işaret ettiğim gibi, amacım, hayatımda göstermiş olduğum ciddiyet ve disiplini, bu anlayış yapısını baroda da göstermek, bir sistem oturtmak, düşünce yapısını bu doğrultuda geliştirmek ve de kurumsal hafızayı sağladıktan sonra görevi benden sonra gelecek olanlara devir etmekti. Tüm meslektaşlarımıza nezaketle yaklaştık. Hayal dünyamızı anlatmak için randevu talep ettik, randevulara sadık kaldık. Kişi dedikodularına yer vermeden sadece yapacaklarımızı ve yapmak istediklerimizi anlattık. Ve sonuçta; meslektaşlarım buna değer verdiler, 2018 yılı Ekim ayında yapılan genel kurulda, meslektaşlarımın teveccühü ile ilk dönem Baro Başkanı seçildim.

Tamamen, yukarıda anlattığım konulara odaklanmış ve ne yapacağını planlamış biri olarak gecikmeksizin işe koyulduk. Bu anlayış ile yönetimimiz ile gecikmeksizin ilk yaptığımız; Edirne Barosu tarihinde ilk kez CMK ücretlerinin her ay ödenmesi sisteminin kurulmasıdır. Seçildiğimiz günde, önceki dönemden oldukça biriken CMK evraklarını topladık ve de başsavcılığımızla görüşerek ödettik. Ancak bununla kalmadık, insiyatifi meslektaşlarımıza bıraktık. Meslektaşlarımıza, CMK evraklarınızı planlanan tarihlere sadık kalarak getirmeniz halinde ücretinizi her ay alacaksınız dedik. Bunu başsavcılığımızla birlikte karşılıklı istişare ile planladık ve mutabık kaldık. Geldiğimiz noktada yaklaşık iki yıldır bütçe ayları Aralık Ocak hariç her koşulda her ay pandemi süreci dâhil CMK ödemeleri yapılmıştır. Sistem oturmuştur, yaklaşık altı aydır, meslektaşlarımıza CMK evraklarınızı getirin diye mesaj dahi atılmamaktadır. Yeni bakış açısı geliştirmek zorundayız diyorsak bu sistem bunun bir parçası idi. Meslektaşlarımız, özellikle de genç meslektaşlarımız, öncelikle, zorunlu müdafilik ücretlerini düzenli olarak almalı ve zihinlerinde ücretlerini ne zaman alacağız gibi bir düşünce olmamalı, esasen vatandaşın hak arama özgürlüğüne, adil yargılanma hakkına odaklanmaları gerekli idi.

Bu bakış açısının diğer bir parçası, meslektaşların eğitim ve seminerler ile güncel gelişmelerin takipçisi olmalarını sağlamak idi. Bu nedenle baro seçiminin yapılmasının hemen akabinde tüm planlamalar yapılmış, birçok eğitim ve seminer ile meslektaşlarımız duvarlarını sertifikalarla kaplamışlardır. Pandemi sürecinde zorunlu olarak ara verilen eğitim ve seminerleri, meslektaşımızın saatinde gelip, dinlemek konforuna ulaştırmak noktasında, işin mutfağında verdiğimiz uğraşa değecek tek şey bir meslektaşımızın, seminer bitiminde çok yararlı bir eğitim idi, teşekkür ederiz demesi idi. Bunu duydukça daha da motive olarak yenilerini yapmak üzere çalıştık.

Baroyla halkın iletişimini arttırmak ve de bunu başarabilmek için görünür olmak önemli idi. Kurumlarla ve de halkla polemiklerin içinde olmamak ve de halkın tüm kesimlerine aynı mesafede olmak anahtar davranıştı. Bunu gerçekleştirebilmek adına esasen, saygı, üslup ve de ciddiyeti görünür hale getirmek gerekiyor idi. Bu nedenle; temsil edilecek yer ve kurum neresi olursa olsun istisnalar hariç tümüne iştirak ettik. Ziyaret etmek isteyen tüm derneklere, kişilere teklifsiz baronun kapılarını açtık. Tamamen iş ve üretim odaklı zihin yapısı nedeni ile iade-i ziyaret yapamadığımız dernek ve de kurumlar olmuştur, onlardan özür diliyorum. Ancak nerede bir program var ise ayırt etmeksizin katılmaya gayret ettik. Katıldığımız tüm programlarda, hukukçu ciddiyeti, duruşu, üslubu ve de tarzı ile davrandık. Zamanla kurumlar ve de halkımız bunu fark etmeye başladılar. Biz de diyalog ve uzlaşma kültüründen asla vazgeçmedik. Her kim olursa olsun nezaket ve üslubumuzdan taviz vermeden, sorunları ve de çözmek istediklerimizi dile getirdik. Çözdüklerimiz kadar çözemediklerimiz için de teşekkür ettik, saygıyı ve de nezaketi asla bırakmadık.

Edirne Barosu bu dönemde tüm resmî ve özel kurumlarla iyi ve seviyeli ilişkiler kurarak sürekli olarak iletişim halinde olmuş ve baronun saygınlığını üst seviyede tutmaya çalışmıştır. Bu süreç içerisinde baromuza yardımcı olmayan hiçbir devlet kurumu ve bürokrat olmamıştır. Hepsinden Allah razı olsun.

Halkla buluşmak noktasında yapacağımız eylemlerden biri de kültür, sanat ve de spor faaliyetleri yapmak bunu da yeri geldiğinde halkla birlikte gerçekleştirmekti. Baro tarihimizde ilk kez koro oluşturduk. Tamamen gönüllülük esası ile fedakârlık yapan meslektaşlarımız, çok özel iki konser verdiler. İlki 5 Nisan Avukatlar Gecesi idi. Davete icabet eden hâkim ve savcılarımız ile Edirne’nin protokolü ve davete icabet eden meslektaşlarımız koromuza ve de gösterdikleri performansa hayran kaldılar, ayakta alkışladılar. İkinci olarak Cumhuriyet Bayramının onuruna, katılımın çok yüksek olduğu, halka açık unutulmaz bir Cumhuriyet Konseri gerçekleştirdik. Bu konser günlerce konuşuldu, halkımızla birlikte, marşları beraberce ve elimizde bayraklarla söylediğimiz anlar tüm yerel ve de ulusal basında yer buldu. Gurur duyduk. Yukarıda işaret etmeye çalıştığım hususlar yavaş yavaş oluşmaya başlamıştı. Daha birçok şey yapacak ve bunu tam anlamı ile oturtacaktık.

Bir yandan barolar birliği ve de TBB bağlamında, fikirlerimizi, ürettiklerimizi sunuyor ve de açıklıyorduk. Yazıp ürettiğimiz görüş ve de değerlendirmeler karşılık bulmaya başladı. Çünkü, niyet mesleğe ve de avukatlara hizmet idi. Özellikle pandemi döneminde, birliğimizin talepleri üzerine, icra-iflas hukuku ve de normalleşme süreçleri ile ilgili defaatle mütalaalar hazırladım. Bu mütalaalarım sonucunda, yine pandemi döneminde, Adalet Bakan yardımcısı ve de bürokratlarının olduğu bir telekonferansa davet edilerek görüşlerimi paylaştım. Avukatlık Kanunu Değişiklik Teklifi ile ilgili olarak Sayın Adalet Bakanına baro başkanlarımız ile gittiğimiz görüşme sırasında, bizzat Adalet Bakanının, çalışmalarım ve de mütalaalarım nedeni ile şahsıma ve baroma teşekkür etmesi ile onur duydum. İşaret ettiğim hususlardan bir kısmından bizzat faydalanılarak yapıldığını görerek meslek örgütüme yararlı bir çalışma yapmaktan dolayı mutluluk duydum.

Bu anlayış ile yürüttüğüm başkanlık sürecinde yönetim kurulumuz ile birlikte yapılanlar faaliyet raporunda yer alacaktır. Faaliyet raporu geldiğinde verilen emeği ve yapılan çalışmayı göreceğinizi düşünüyorum o nedenle burada yer vermek gereksizdir ancak bu anlayışın bir gereği olarak ilk kez yapılanları da burada hatırlatmak istiyorum. Bu süreçte;

1-Yukarıda belirttiğimiz gibi CMK ücretlerinin her ay ödenmesi sistemi ilk kez kurulmuştur.

2-Sayın Av. Naim Bildik’in baro başkanlığı döneminde hazırlanan ve bir daha dokunulmayan CMK yönergesi yeniden hazırlanmış, günün şartlarına uyarlanarak ilan edilmiştir. Ayrıca Genç Avukatlara pozitif ayrımcılık yapılarak ilk listeye yazılma anında puan indirimi yapılmıştır.

3-Edirne Baro tarihinde hiç yapılmayan, Adli Yardım Yönergesi hazırlanarak ilk kez ilan edilmiştir.

4-Eski Baro internet sitesi yenilenmiş, TBB den altyapısı alınarak yeniden oluşturulmuş, ilk kez işler hale getirilmiş, gün ve gün faaliyetler konulmuştur. Şu an sitemiz içinde eski web sitesi linkine tıklandığında yeni internet sitesi aktif hale gelene dek olan tüm faaliyetler gözükmekte, internet sitesi aktif hale geldikten sonrakiler de sitede günlük olarak ilk kez yer almaktadır.

5-Edirne Barosu tarihinde ilk kez Baro Dergisi çıkarılmıştır. Pandemi nedeni ile ara verilmiştir.

6-Edirne Barosu tarihinde ilk kez baro korosu kurulmuş ve unutulmaz iki ve özellikle de günler boyu konuşulan Cumhuriyet Konserine imza atılmıştır.

7-Edirne Barosu tarihinde ilk kez Genç Avukatlar Meclisi kurulmuştur.

8-Edirne Barosu binasının yanındaki yol, daha seçimin ilk haftasında belediye başkanlığı tarafından asfaltlanmış, sanayiye giden yol açılmıştır.

9-Edirne Barosu, HMK da yerini bulan ve tarihi süreçlerden biri olan online duruşma sisteminin test yayınına Adalet Bakanlığı tarafından davet edilen üç barodan biri olmuştur.

10-Kapalı Cezaevinde avukat görüşmeleri için yıllardan bu yana ilk kez ikinci bir oda tahsis edilmiş, tüm odaların tefrişatı yapılmıştır.

11-F TİPİ cezaevi avukat görüşme odalarında, meslektaşlarımızın soğuk kış aylarında görüşme yaparken üşüdüklerini beyan etmeleri üzerine başsavcılığımız ve cezaevimiz ile gerekli görüşmeler yapılarak ısıtıcılar takılmıştır.

12- Keşan da yeni bir baro elemanı istihdam edilerek meslektaşların hizmetlerine katkı sunulmuştur.

13-Keşan ilçe adliyemizde hoparlör sistemi kurularak, duruşmalarda meslektaşlarımızın rahatlıkla duruşma çağrılarını duymaları sağlanmıştır.

14-Keşan ilçe adliyemizde savcılık katına baro kart sistemi kurularak, savcılık katı giriş sorunu çözülmüştür.

15-Bazı restoran ve işletmelerle, okullarla avukatlara özel indirimli anlaşmalar yapılmıştır.

16-Merkez ilçe adliye binasında cübbelerin, kâğıt sarfiyatının kontrol altına alındığı bir sistem kurulmuştur. Sistemin kuruluşundan bu yana tek bir meslektaşımızın cübbe ve kâğıt konusunda yakınmasına şahit olunmamıştır. Çünkü cübbemiz eksilmemiştir, kâğıdımız bitmemiştir, kontrol altına alınmıştır.

17-Baro hizmet binasının yıllardır kapalı olan en üst katı tefriş edilerek meslektaşlarımızın hizmetine açılmıştır.

18-Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Komisyonlarımız ayrılarak güçlendirilmiş, birçok etkinlik gerçekleştirilmiş, halkımızla birlikte olunmuş, farkındalıklar yaratılmıştır.

19-Edirne Barosunda e-klm uygulamasına geçilerek, elektronik ortamda kayıt imkânı sağlanmış, kurumlar arası yazışmaların elektronik ortamda yapılarak anında iletilme imkânı oluşmuş, ivedi evrak işlerinde dünyanın neresinde olunursa olunsun e –imza ile imzalanma olanağı sağlanarak hizmetlerin aksamasının önüne geçilmiştir. Örneğin, elektronik posta adresi olan ve ilçede görev yapan bir meslektaşımızın, avukat olduğuna dair belgeyi alması için baromuza gelmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu ve buna benzer birçok hizmet ve de devam eden sistemin ileriye götürülmesine yönelik çalışmaları yönetim kurulumuz ile birlikte kararlılıkla yapmaya çalıştık. Onlara da alınan kararlarda destek ve var oldukları için huzurunuzda teşekkür ederim. Yaptığımız çalışmalarla ve üstün gayret ile Edirne Barosu artık kamuoyunda daha görünür ve de bilinir hale gelmiştir. Bu süreç içerisinde birçok vatandaşımız, dostumuz, arkadaşımız, Edirne de baro faaliyetleri ile ilgili övgü dolu sözleri şahsıma ve de çevremdeki dostlarıma, meslektaşlarıma defalarca zikretmiştir.

Değerli kamuoyu, değerli meslektaşlarım;

Çizdiğimiz perspektifle birlikte; bu onurlu görevi seçildiğim günden bu yana fedakârca ve azalan değil sürekli artan bir gayretle yapmaya çalıştım. Bildirgemde taahhüt ettiğim tüm vaatleri yerine getirmek için tüm varlığımla mücadele ettim. Hizmet noktasında asla şikâyetçi olmadım. Bulunduğumuz makamlar, şikâyet makamı değil görev makamıdır.

Bu makamlarda oturanların, rahat olma, zevk ve sefa sürme, makamın tadını çıkarma hayalleri olamaz, bu zehirli düşünce yapısı, baroya ve avukatlara hizmet etmez, edemez.

Dönemim içerisinde, telefonumu çaldırıp hangi saat olursa olsun ulaşamayan, o an ulaşamasa bile geri dönmediğim tek bir meslektaşım olmamıştır. Gözden kaçırdığım varsa da hakkını helal etsin asla kasıtlı değildir. Sorunu ile ilgilenmediğim, çözmeye çalışmadığım, çözemesem bile geri dönüş yapmadığım tek bir meslektaşım olmamıştır. Gözden kaçırdığım varsa da hakkını helal etsin asla kasıtlı değildir.

Avukatlık kanunu değişikliği ile ilgili tarihi süreçte Edirne Barosu olarak sorumluluklarımızı ve de hukuken yanlış bulduğumuz hususlarla ilgili tepkilerimizi her tür platformda yerine getirdik. Basın açıklamaları yaptık. Ankara da yapılan tüm toplantılara iştirak ettim. Defalarca Ankara’ya gittim.

Ankara’da, Sayın Adalet Bakanı, Sayın Kamu Başdenetçisi ve de siyasi partilerin grup başkanvekilleri ile yapılan görüşmelere iştirak ettim.

Ankara girişinde, savunmaya, demokratik hak arama özgürlüğüne karşı yapılan haksızlığa karşı durmak için saatlerce ve aralıksız aynı takım elbise, ıslanmış çoraplarım, çamurlanmış ayakkabılarım ile soğuk demir üstünde samimiyet ile mücadele ettim. Güneşin altında haşlandık, geldiğimde yüzüm deri attı. Bunlar haklı bir dava için yaşananlardır, hiç gocunmadım aksine onur duydum, baromu temsil ettim. Demirlerin üstünde sabaha dek orada sabahlayan başkanlar arasında olduğum için onur duyuyorum.

Ankara da, meclis önünde komisyon görüşmeleri yapılır iken, saatlerce, hukukçu ciddiyeti ve duruşu ile her türlü siyasi düşünceden ve de beklentiden uzak biçimde mücadele verdim. Çoklu baroya karşı, savunma adına, mesleğim adına, avukatlık tarihi adına orada bulunan başkanlarla dayanışma içerisinde oldum. Bundan da onur duyuyorum.

Ankara da, meclis genel kurulunda görüşmeler devam ederken Kuğulu parkta çoklu baroya karşı yine hukukçu ciddiyeti ve duruşu ile her türlü siyasi düşünceden ve de beklentiden uzak biçimde saatlerce mücadele verdim, baromu temsil ettim. Mesleğim adına, orada bulunan başkanlarla dayanışma içerisinde oldum. Bundan da onur duyuyorum. Bu dönemde verilen insanüstü mücadele, günler ve geceler boyu süren uykusuzluk, yaşananlar ve barom adına yaptıklarım, hukuk adına verdiğim mücadele benim için çocuklarıma bırakacağım en güzel miraslardan biridir.

Tüm yaptıklarımı samimiyetle yaptım. Ne yaptı isem baromun menfaatlerini önceledim. Baromu her türlü siyasi kutuplaşmadan uzakta tutmaya, dengede durmaya çalıştım. Biz meslek örgütüyüz. Görevimiz, seçildiğimiz andan itibaren bana oy versin vermesin tüm meslektaşlarımızın sorunları ile ilgilenmek ve avukatlık kanununun tarafımıza yüklediği görevleri yerine getirmektir. Ben bu anlayışla çalıştım.

Değerli Meslektaşlarım;

Bütün bu çalışmalar içinde, baro başkanlığından beklediğim tek husus yaptığım çalışmaların karşılığında manevi huzuru bulmak idi. Bir insan olarak özveri ile hizmet ettiğiniz bir ortamda çalışmalarınızın asgari insanca karşılığını almak ve bunu hissetmek en doğal insani beklentidir. Yaptığından keyif almak, hizmet etmek, büyük bir heyecanla yaptığım hizmetlerin karşılığında en azından kendi iç huzurumun oluşması gerekmekte idi.

Esasen bu noktada bir dönem baro başkanlığı hedef ve hayallerinizi gerçekleştirmek adına yetersizdir. Pandemi süreci nedeni ile de bu süreç aksamıştır. Kurumsal hafızanın oturması ve de bu hizmetlerin tam olarak sistemleşmesi için bir dönem daha yapılması uygun olurdu.

Ancak, ben, hayatım boyunca hangi işte ve alanda olursam olayım üst düzey motivasyon ile çalışmış, mücadele etmiş bir insanım. Hissettiklerimden ve de yaşadığım duyarsızlıklardan dolayı üst düzey motive çalışamayacağımı düşünüyorum. Bundan gözümü kaçırıp, karşımda hali hazırda sırf aday yok diye ya da çıksa da kazanmamın muhtemel olacağı bir seçime girecek karakterde, bir makam ve mevki beklentisinde olacak, aynı hizmeti veremeyecek olmasına rağmen başkan olarak kalacak bir insan değilim. Bir meslektaşım telefonla aradığında o telefonu şevk ve heyecan ile açmalıyım, bu hissiyatımı kaybetmeye başladı isem meslektaşlarıma değil önce kendime hesap veremem. Ben bir işi ya sonuna kadar tam yaparım ya da hiç yapmam. Koltuğa oturmak istiyor isem hakkını vermek için otururum, veremeyeceksem oturmak için meslektaşlarımın huzuruna çıkıp destek istemem. Ben buyum. Bu nedenle vicdanım çok rahattır.

Ben, gövdemi, elimi, varlığımı taşın altına koydum, gereğini yaptım. Edirne Barosunun bir ferdi olarak baroya karşı sorumluluğumu, konuşarak değil, icraat yaparak, koşulsuz çalışarak yerine getirdim. Görevler gelir geçer, önemli olan saygınlığı kaybetmemek, hoş bir seda ile hatırlanmaktır. Hatalarım olmadı mı oldu. İnsan hata yapar ben de yaptım ancak bunlardan ders alarak bir daha yapmamaya çalıştım. İnsan hataları ile insandır. Hatam ile farkında olmadan kırdığımız bir meslektaşım var ise hakkını helal etsin, özür dilerim.

Bu kararı verirken çok düşündüm. Karar verirken iç sesimi dinledim ve de bana fısıldadığını yapmaya karar verdim. Geldiğim noktada, yaptığım çalışmaların ve verdiğim emeğin, baromun kurumsal statüsüne ve meslektaşlarıma yararları olduğunu düşünüyorum, umarım böyledir. Ancak, sürecin başından bu yana biriktirdiklerim, hissettiklerim ve yaşadığım duyarsızlıklar karşısında artık hizmet etmenin benliğim açısından faydasız olduğunu tahlil etmiş bulunuyorum. Ayrıca üst yapıda, barolar ve de barolar birliği arasında oluşan çekişmenin ve de baro siyasetinin, avukatlara ve mesleğe hizmet noktasında bir yarar getirmeyeceğini aksine zarar verdiğini de tespit etmiş durumdayım. Bunlara ilişkin tespit ve tahlillerimi, çözüm önerilerini, ayrı ve geniş değerlendirmede kamuoyu ile paylaşacağım. Bu benim sorumluluğumdur.

Bu düşüncelerle; Edirne Barosuna yeni dönemde başkan adayı olmamaya karar verdim. Meslek örgütümün başında başkanlık yapma onurlu görevini daima onur madalyası olarak taşıyacağım. Yapmak istediklerimizi ve de istediğimizde yapabileceğimizi göstermek en önemli husustur. İşimden, ailemden, özel hayatımdan yaptığım fedakârlıklardan dolayı asla pişman değilim. Tüm hakkım baroma helal olsun. Bir tuğla koyabildi isek ne mutlu bize.

Genel kurulda görevimi şu an aday olmamasına rağmen, aday olmayacağıma dair açıklamamdan sonra aday olabilecek ve de genel kurulda teveccüh görecek başkana devredeceğim. Bu açıklamayı şu an yapma sebebim de baromu kaosa sokmamak, şu an adaylık düşünmeyen, bırakmamdan dolayı aday olmayı düşünecek meslektaşlarıma yeterli zamanı bırakmaktır.

Bana bu yolda destek olan, beni başkanlığa layık gören, bu baroya yakışır şekilde başkanlık yapar diyerek arkamda duran meslektaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Onları mahcup etmediğimi ve de güvenlerini boşa çıkarmadığımı umuyorum.

Bundan sonraki süreçte, Edirne de sosyal sorumluluk projelerine odaklanmak, zeki, gelecek vaat eden ancak ekonomik zorluklar yaşayan pırıl pırıl çocukları bulmak ve de her türlü eğitim ihtiyaçlarını karşılayarak, memlekete, devlete, millete yararlı nesiller yetiştirilmesine katkıda bulunmak istiyorum. Bugüne dek bunu çevremizdeki dostlarımız ile birlikte ve imkânlarımız dâhilinde hep yapmaya çalıştık ancak bu kez bahsettiğim kurumsal bir yapıdır. Bu uğurda tüm sosyal çevremi, maddi ya da manevi çalışma iradesinde olan herkesi birlikte çalışmaya davet ediyorum. Bu fikri olgunlaştıracak, kurallarını belirleyecek ve de yol alacağız. Bu düşünce ve davranış tarzı Edirne’mize, ülkemize, halkımıza, çocuklarımıza sorumluluğumuzdur.

Görevim sırasında, tüm taleplerimizde, koşulsuz destek veren Sayın Edirne Valisi Ekrem Canalp başta olmak üzere, devletin tüm kurumlarına, her konuda teklifsiz yanımda olan Sayın Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a ve nezdinde belediyenin tüm bürokrat ve çalışanlarına, her sorunda yapıcı olarak yanımda olan, karşılıklı saygı ve seviyemizi sürekli üst düzeyde tutarak destek veren Sayın Edirne Cumhuriyet Başsavcımız Fatih Karabacak’a ve nezdinde tüm adliye ve yargı camiasının değerli hâkim ve savcılarına, değerli adliye personelimize, her konuda destek veren Sayın İl Emniyet Müdürümüz Ali Kemal Kurt’a ve nezdinde emniyet teşkilatına, başkanlığım sürecinde başarılı olmam noktasında, destek olabilecekleri her konuda tüm olanaklarını sunan, gönüllerini koyan, gururla yanımda duran, girişeceğim her yeni hedefte de yanımda duracaklarından emin olduğum, dostları, arkadaşları olmaktan onur duyduğum sosyal çevremdeki tüm gerçek dostlarıma, arkadaşlarıma, hizmet odaklı çalışma irademi ve gayretimi görerek girdiğim her ortamda bana sevgi gösteren, selamını esirgemeyen kadirşinas Edirne Halkına, tabi ki aileme, bitmek bilmeyen hedeflerimde fedakârlık yapan, sürekli olarak arkamda duran fedakâr eşime, çocuklarıma, biricik anneme, iki yıl boyunca fedakârca çalışarak açıklarımı kapatmaya çalışan Alp Hukuk Bürosunun cefakar paydaşlarına, çalışma dönemim içinde hepsi birer kader arkadaşım olan baro çalışanlarına, alınan tüm kararlarda ortaklaştığımız yönetim kuruluna ve baro için emek veren tüm komisyonlardaki ve kurullardaki meslektaşlarıma özel olarak teşekkür ederim. Tüm değerli meslektaşlarıma, Edirne kamuoyuna ve dostlarıma saygı ile ilan ederim." dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER