Uzmanlardan "hamsinin nesli tükenebilir" uyarısı

Türkiye'de boyu 9 santimetrenin altındaki hamsinin avlanması yasak, ancak ağlardan 4 santimetrelik Hamsiler çıkıyor. Karadeniz ile birlikte Saros Körfezindeki aşırı avlanma balık neslini tüketiyor. Denetimlerin yetersiz olması vatandaşı çileden  çıkarıyor.

Uzmanlardan "hamsinin nesli tükenebilir" uyarısı

Karadeniz'de 1 Eylül'de başlayan balık avı sezonunda, bolluğu yaşanan hamsinin iriliğinin istenen boyutta olmaması endişelendiriyor. Uzmanlar, ergin boyutlara ulaşmadığı için üreyemeden avlanan hamsi neslinin tükenebileceği uyarılarında bulunuyor.Türkiye’de boyu 9 santimetrenin altında avlanması yasak olan hamsi sürülerinin avlanması, küçük boy avcılığı nedeniyle hamsi stoklarını azaltıyor. Hamsi iriliğinin tezgâhlarda istenilen boyutta olmadığına dikkat çeken uzmanlar, ergin boyutlara ulaşmadığı için üreyemeden avlanan hamsinin neslinin tükenebileceğine vurgu yapıyor.

"HAMSİYE 'ELVEDA' DEYİP BEKLEMEMEMİZ LAZIM"

Son yıllarda hamsinin neslinde küçülme görüldüğü belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kocabaş, aşırı balık avlandığına dikkat çekerek "Biz denizi tamamen sömüreceğimize, denizden lazım olanı almamız gerekiyor ki sofralarımıza büyük balık gelsin. Avcının şu anda kullandığı ağ gözü 9 santimetre boyundaki hamsiyi avlayabilecek dizaynda değil. O yüzden çok fazla miktarda arasından küçük balık çıkıyor. Yeterli denetleme yapılmıyor.Kuralına uygun avlanma yapılmadığı zaman bu canlıları da riske atıyorsunuz. 9 santimetre ilk üreme boyu. 9 santim altını tutarsak sonraki yıllarda daha neyi bulup avlayacağız. O zaman hamsiye elveda deyip artık beklemememiz lazım" diye konuştu.

"DENETİMLER DAHA SIK YAPILMALI"

Yeterli denetlemelerin yapılmadığını kaydeden Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan da "Hamsinin boyutları ile ilgili gerekli denetimler yapılmıyor. Bu denetimlerin sıklıkla ve doğru bir şekilde yapılması lazım. 9 santimetrenin altında avlanma yapıldığı zaman biz gelecek nesillere aktaracak olduğumuz balık türlerini yok ediyoruz. Kökünü kurutuyoruz. Bunun da önlenmesi için denetimlerin sıklaştırılması lazım. Su ürünleri bölümünün daha aktif rol alması gerekiyor. Hatta bununla ilgili bir tim oluşturulması gerekiyor. Balık avlanırken denetim yapılmalı ve ciddi cezalar verilmesi lazım" diye konuştu.

"KUZEY EGE'DE DURUM FARKLI DEĞİL"

Kuzey Ege'de durumun farklı olmadığını belirten uzmanlar, "Kuzey Ege  bir çok balığın üreme ve beslenme noktası. Oysa özellikle Enez, Dedeağaç ve Semadirek arasında kalan bölgede  aşırı avlanma, yasal boyların altında avlanma ile birlikte denizin dibinin taranması yapılıyor. Balıkçılar bı yıl bulduğu balığı gelecek yıl bulamayacak. Enez Balıkçı Barınağından her gün onlarca tır ile balık çekiliyor ve özellikle Hamsi ve sardalya nesli tehlikeye giriyor. Çünkü sadece gönderilen balıklar değil, tutma esnasında çok küçük balıklarda ağlara giriyor ve Enez'de yeterli değil, hiç denetim yok. Çünkü bu bölgede Tarım İl Müdürlüğünün yeterli donanımı bulunmuyor. İnanmayan bir gün gidip, trol ve gırgır tekneleri geldiğinde görsün veya bu tekneler ile bir gün ava çıksın. Saros körfezinde  muhakkak acil önlemler alınmalı ve plan yapılmalı. Çünkü Hamsi ve Sardalya ile beslenen başta uskumru olmak üzere diğer balıklarında nesli tehlikede" dediler.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER