''EDİRNELİ FATİH SULTAN MEHMEDE VEFA BORCUMUZ VAR’’

Dünyada hiçbir şehre nasip olmayan imkanlara sahip Edirne ''Kırkpınar'' adıyla da özdeşleşmiştir. Edirne ''Fatih Sultan Mehmet'' ile de özdeşleşmelidir. Kırkpınar Kül. Tan. ve Yaş. Derneği başkanı olduğum dönemde 2001 -2005 yılları arasında dört kez Fatih Sultan Mehmet’in doğum günü olan 29 Mart tarihlerinde ''Edirneli Fatih Sultan Mehmet'' panelleri yaparak Fatihi anlatmaya ve tanıtmaya uğraşmıştık. Rahmetli valimiz sayın Fahri Yücel beyefendi bu konuda bize çok destek vermişti. Edirne girişi TÜ Konservatuvar binalarının batısında ki alanda içinde devasa bir FATİH heykeli olan ‘’Fatih Sultan Mehmet Fetih Anıtı’’ yapmayı planlamıştık lakin ömrü yetmedi.Bir iki yıl sonra Vali Fahri YÜCELEİN beğenmediği ‘’Fatih Heykeli’’ DSİ kavşağına kondu, sonra oradan kaldırıldı şimdi Selimiye Camii meydanına Mimar Sinan Heykeli yanına kondu. (Burası Fatih Heykelinin yeri değil) Sayın valimizi rahmetli Fahri YÜCEL beyi şükranla ve minnetle anıyoruz. Edirne için büyük şans ve avantaj olan ‘’Kırkpınar  Yağlı Güreşlerinin yapıldığı ve Fatihin İstanbulu fetih planlarının yapıldığı Edirne Sarayı’’ nın bulunduğu SARAYİÇİ mevkiinin bulunduğu mekan Tunca nehri kenarındadır.  Ne yazık ki 1960 lı yıllarda Edirne iata seddeleri yapılırken maalesef II. Murat zamanında yapılan saray ve nehir kenarında birçok tarihi yapı ve eser tahrip edilmiş yada toprak altında kalmıştır. Tunca seddeleri sağ sahil seddesi (Yeniimaret ve Yıldırım bölgesi) memba tarafına ötelenerek yeni sedde inşa edilerek, geçmişte yok edilen yada toprak altında kalan eserler su yüzüne çıkarılıp bu miraslar, günümüze kazandırılmalıdır. Ayrıca şehir merkezinden bu mekana ulaşmak için uygun iki noktaya yeni köprü yapılıp mevcut köprüler bakımı yapılıp trafiğe kapatılmalıdır. ‘Sarayiçi Kırkpınar sahası yerinde Edirne Sarayı ''Saray-ı Cedid-i Amire'' (Yeni Saray) Edirne'deki Osmanlı saraylarından biridir. İstanbul’daki Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın en büyük sarayıdır.

Padişah IV. Mehmed'in saltanatlığında en görkemli zamanını yaşamıştır. Bu devirde içine yeni köşk, oda, kasr, çeşme ve havuzlar yapılmıştır. Saray, 19. yüzyıla kadar Osmanlı padişahları tarafından kullanıldı. Saraya gidip kalmış Osmanlı padişahları arasında Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim,I. Ahmed, IV. Mehmed,II. Ahmed, II. Mustafa, III. Ahmet yer almıştır.  22 Ağustos 1829'da Rusların Edirneye girişinde, mekanda bulunan cephanelik Rusların eline geçmesin diye saray tahrip olmuştur. Avrupa seferlerinin ve sefirlerinin görüşme karargahı olarak bu saray ve Edirne yüzyıllarca kullanılmıştır. En önemliside İstanbulun fethi çalışmaları bu saray da Edirne de yapılmıştır. Edirneye sadece ''Fatih Sultan Mehmet Müzesi'' yapmak yetmez. Sarayiçi Kırkpınar sahası başka mekana taşınacak (Kestanelik sahasını önermiştim) buraya ''Edirne Sarayı'' yapılacak ve Tunca sağ sahil seddeleri ötelenecek ve Tunca üzerine yeni köprülerin yapımınıda kapsayacak  şekilde bir master plan yapılarak bunların hayata geçirilmesi gerekir. Daha da önemlisi yüzyıllarca Edirne ''Yeniimaret ve Yıldırım merkezli ''olarak yaşayan şehirdir. Tunca’nın membasına doğru iki yakası boyunca şehir imar planı yapılması gerekirken çok yanlış ve plansız bir şekilde şehir, doğu tarafa geliştirilmeye devam edilmektedir. (19. yüzyılda Kaleiçi semti ve Karaağaç yerleşim planlaması modeli elimizde varken) Edirne’nin yeni yerleşim bölgelerinde şehir planlaması maalesef Edirne'ye yakışmayan şekilde devam etmektedir. Edirne Tarihi Mirası hor kullanıldığı gibi bundan nemalanmayı ve katma değer üretmeyi de beceremiyoruz. Edirne Saray kalıntıları, mutfağı ve hamamı kazıları uzunca bir süredir sözde devam etmektedir. Hatta Edirne Sarayı yenilenmesi TBMM yatırım programında yıllar önce yer almasına rağmen unutulmuştur. Fatih ve ecdadımıza vefa borcumuzu, Edirne Tarihi Mirasını, koruyup yaşatma görevlerimizi yaptığımız da ancak ödeyebileceğiz. Umarım çalışkan Valimiz sayın Ekrem CANALP bey, bu önerilerime sahip çıkar. Sevgi ve saygılarımla.....

Yük müh Hüseyin ERKİN

DSİ Em. Böl. Müd. Yrd.

YORUM EKLE