Ahmet Kaya...

Ülkemizde protest müziğin tartışmasız gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden birisi Ahmet Kaya. Malatyalı sanatçı birçok sanatçımızın da yetiştiği bu kentte dünyaya gelmiş. 1957 yılında. 1985 yılında kendi olanakları ile “Acılara Tutunmak adlı ilk albümünü yaparak müzik piyasasına açılmış. Fakat bu albüm sansürden geçmemesiyle gazetelere yansımasının ardından Danıştay kararıyla dinleyiciye ulaşmıştır.

Ardından kendisini üne kavuşturan “Şafak Türküsü” albümü gelir. An Gelir, Yorgun Demokrat, Resitaller – 1, Sevgi Duvarı, İyimser Bir Gül, Başkaldırıyorum, Resitaller - 2, Başım Belada, Dokunma Yanarsın, Tedirgin, Şarkılarım Dağlara, Beni Bul, Yıldızlar ve Yakamoz, Dosta Düşmana Karşı, Hoşçakal Gözüm’ü ard arda çıkartır.

Ahmet Kaya adına 20 sanatçı ise şarkılarını Dinle Sevgili Ülkem adlı albümde seslendirir. Ölümünden sonra da Biraz da Sen Ağla ve Kalsın Benim Davam adlı albümleri yayınlanır. Albümlerinde Atilla İlhan, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Nazım Hikmet, Nevzat Çelik, Ahmet Arif, Sabahattin Ali, Yusuf Hayaloğlu, Enver Gökçe vb gibi toplumcu şairlerimizin şiirlerini besteleyip bazılarını da üne kavuşturmuştu.

Yalnızlık, çaresizlik, umut ve öfke temalarını işlemiştir sanatçı. Çok uzakta paylaşılmaya hazır mutluluklara ulaşamamış mavi gökyüzü dar edilir ona. O, bu topraklarda bir damar oluşturmaya başlamıştır çünkü. Bir isyankardır. Türküleriyle dokunaklı sesi insancıl duyguları yakalamayı başarır bir müzikle başkaldırıya dönüştürmesini bilir. Magazin Gazetecileri Derneği’nin gecesinin ödül töreninde şöyle der: “Ben bu ödülü İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Anneleri’ne ve magazin gazeteceliği’ne emek vermiş arkadaşlar adına alıyorum”.

Yeni Kasetimde Kürtçe türküye yer veriyorum dedikten sonra kartel medyanın hışmına uğrar. Birbiri ardına asılsız görüntüler yayınlanır hakkında. Ve dava açılır. Ancak dava bitiminde görüntülerin foto montaj olduğu anlaşılır.

Sözleri de çarpıtılmıştır. “Birkaç şerefsiz yüzünden arabaya binemez hale geldim” cümlesi “Arabamı şerefsizlerin ülkesinde bıraktım şeklinde” sunulur.

Bir şafak vakti (4:15’te) İstanbul’dan bindirildiği bir uçakla Almanya, daha sonra Fransa ya gider. Yaşamını sürdürür. Ta ki 16 Kasım 2000 e kadar. “Yorgun Demokrat” kendisi gibi sesi olduğu yorgun ama başarılı ve tartışmalı bir sanat yaşamına da imza atmasını bilmiştir. Nevzat Çelik’in “ “Şafak Türküsü” adlı şiirinde “Beni burada arama anne kapıda adımı sorma saçlarına yıldız düşmüş koparma” sözlerindeki duyarlı ve eşsiz yorumu dinledikçe onu anacağız.

Özgür Karakaya

YORUM EKLE