ADI ; BAYRAM TADI ; BURUK

Hepimiz aşinayızdır, çocukken büyüklerimiz bizleri karşılarına alıp eski bayram günlerinden söz etmeyi çok severlerdi , biz de onları dinlemeyi çok severdik! Kaçınılmazdır, geçmiş zamanlardan bugüne değişen sayısız gelenek ve alışkanlık sayabiliriz. Ama her seferinde biliriz ki; bayram geldi mi hepimizi bir mutluluk sarar, tarifsiz bir heyecan kaplardı. Bu yüzdendir kolayca ‘her bayramın tadı başka’ diyebilmemiz.

Önceden bir bayram telaşı olurdu , herkes evinde misafir beklerdi. Hepimiz , yaşlısı , genci , çocuğu yeni kıyafetler giyerdik. Çocuklar bayramlıklarını akşamdan başucuna koyar öyle uyurdu. Eş dost komşular gezilirdi. Birlikte yenilir içilirdi. Harçlık heyecanı olurdu , mendiller ve bozuk paralar bir gün öncesinden hazırlanırdı. Çocuklar için mutlu olmak daha bir güzeldi. Kısacası bayramlar ,bayramdı o zamanlar.

Sonra ; değişen ve gelişen dünyamızda el öpmelerin yerini hayatımıza giren akıllı telefonlarımızla bir mesaj ile kutlamak aldı yerini. Atlı karıncaların ve dönme dolapların yerini ise tablet bilgisayarlar.

Çoğumuz belki de bayram namazlarına , kabir ziyaretlerine gitmeyi bile unuttuk. Bir namazı , bir fatiha’yı bile esirger olduk kaybettiğimiz büyüklerimizden.

Oysa şimdi Dünyamızı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında, Ramazan Bayramı boyunca uygulanacak sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle bu yıl da bayramı buruk şekilde karşılıyor olacağız.

Kovid-19 salgını kapsamında alınan tedbirler ve uygulamaya konulan kısıtlamalar, ulaşımdan sanayii’ye, sağlık’tan eğitime, üretimden tüketime, ekonomi’den dış politika’ya kadar birçok alanda hayatı yeniden şekillendirirken, şenlik havasında geçen bayramlarımızı da etkileyecek.

Bizler"onbir ayın sultanı" rahmet, bereket ve mağfiret ayı ramazan’ın ardından bayrama kavuşmanın sevincini yaşarken, bir yandan da bayramı salgının gölgesinde geçirecek  olmamız’ın burukluğunu hissediyor olacağız.

Bayram namazı ve kutlamaları ile asırlardır uygulanan aile büyüklerini ziyaret etme , el öpme, misafir karşılama ve ikramda bulunma, bayramlık kıyafet giyinme, çocuklara şeker ve harçlık verme gibi birçok geleneği bu Ramazan Bayramı'nda da yaşayamayacağız.

Belki de bu salgın..! bizlere çok şeyin değerini yeniden hatırlatmasına vesile olacak , geçmişin değerini yaşadığımız o bayramların kıymetini daha da çok anlayacağız.

Kısacası; bir arada bulunmanın tadına varamayacak olmanın hüznü ve mahzunluğuyla Ramazan Bayramı'nı bekliyoruz.

Şair Abdurrahim Karakoç'un "Bayramlar Bayram Ola" şiirinde yer alan mısralardaki gibi, "Ana, bu bayram mı? Çocukken gördüğüm bayramlar hani? Mübarek elleri öpüp, koklayıp ,yüzüme sürdüğüm bayramlar hani? Hani ya o özlem, hani ya o tat ? Ne dışım kaygısız, ne içim rahat. Haftalar öncesi her gün, her saat Babamdan sorduğum bayramlar hani?" dedirtecek buruk bir bayram sabahına uyanılacak.

Bu vesile ile tüm büyüklerimin ellerinden , Küçüklerimin gözlerinden öperek.. Dost , arkadaş tanıdık tanımadık ve tüm islam aleminin Ramazan bayramını kutluyor..Rabbimden bir daha bizlere böyle hüzünlü bayramlar yaşatmaması duasıyla içimiz buruk ta olsa güzel bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum..

Sağlıcakla Kalın..  Saygılarımla..

YORUM EKLE